Karadağ

KARADAĞ

Karadağ, eski Yugoslavya’yı oluşturan altı cumhuriyetten biriydi. Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra Karadağ, Sırbistan’ın zorlamasıyla yeni Yugoslavya’ya katılmıştır. Karadağ’ın çabalarıyla 2003 yılında Sırbistan-Karadağ olarak daha esnek bir federasyon çatısı oluşturulmuştur. Karadağ,
21 Mayıs 2006 günü yapılan referandumda çıkan %55,5’lik
evet oyu ile ise bağımsız olma kararı almıştır. 3 Haziran 2006’da ise Karadağ Parlamentosu, referandumda çıkan sonuca

dayanarak Karadağ’ın bağımsızlığını ilân etmiştir. 25 Temmuz 2017 Tarihli TK1085 sefer sayılı THY İstanbul- Podgorica seferi için 309 nolu kapıdan uçağımıza binip Karadağ’ın başkenti olan Podgorica’ya varıyoruz (Ülkede sadece iki havalimanı mevcut Podgorica ve Tivat). Bizim Anadolu’da olan havalimanları bile daha gelişmiş desek yanılmayız sanırım. Çok küçük bir bir havalimanı. Park pozisyonundan terminale kadar yürüyor ve pasaport kontrolünden sonra Avis’ten çok uygun fiyata kiraladığımız aracımızı almak için yola koyuluyoruz.

Yeşilin ve mavinin her tonunun güzel olduğu Kotor şehrine varıyoruz. Merkeze çok yakın
olan apartımıza yerleşiyoruz (Apartmani Ćetković). Buraya 4 gece için 250 Euro ödedik. Konum olarak merkeze ve sahile yürüme mesafesinde. Apartımızın hemen alt tarafında market ve çok uygun fiyata ızgara yaptırabileceğiniz yer mevcut. Genellikle ülke genelinde apartlarda ve hostellerde kahvaltı ve yemek dahil değil. Ama ekstra ücret ödeyerek kahvaltı almanız mümkün. Bu yüzden biz de kahvaltı ve yemek ihtiyacımızı marketlerden giderdik. Apartımızın sahibi çok

tatlı ve yardımsever bir kadındı.
Her akşam bizlere ikramlar getirdi. Odamız gayet geniş ve konforlu olup deniz manzaralıydı. Merkeze ve sahile yürüme mesafesindeydi. Giderseniz burada kalmanızı tavsiye ederiz. Eğer Kotor’a araba kiralama yerine otobüsle giderseniz Old Town’un içinde bulunan hostel ve apartlarda kalmanızı tavsiye ederiz. Otantik sokaklarda gündüz gezip akşam küçük restoran ve pub tarzı mekanlarda oturmanın keyfini çıkarabilirsiniz.

Öncelikle sizlere burada nerelerde yemek yenir ondan bahsetmek isterim. Bizim ülkemizdeki gibi yemek çeşitliliği yok ve fiyatlar da Euro üzerinden olduğu için bize göre pahalı. Bol miktarda deniz ürünleri ve ızgara çeşitleri bulmanız mümkün. Ayrıca yemekleri epey tuzlu. Fast food tarzı yemek bulmak zor. Old Town’da bir çok restoran

ve atıştırmalık yerler bulmanız mümkün.

Sıra müthiş manzarasıyla cesareti olanlar için çıkılması zor Kotor kalesine hakkında bilgi vermeye geldi. Kaleye giriş normalde sabah saat 8’de başlıyor ve giriş ücreti 3 Euro. Girişte herhangi

bir kapı yok sadece görevli o saatte orada oluyor. Okuduğum bazı gezi yazılarında sabah 8’den önce kaleye çıkarsanız orada herhangi bir görevli olmayacağı için para falan ödemeyeceğiniz yazıyordu. Sabah hava daha serin

olacağından ve fotoğraf çekmek için daha uygun olacağından dolayı kaleye erken saatlerde çıkmanızı tavsiye ederiz. Yukarı çıktığınızda gördüğünüz manzara muhteşem olacaktır.

Kotor’a geldiğinizde Old Town’u gezmenizi ve adeta küçük Venedik’i

andıran o daracık sokaklarında dolaşmanızı tavsiye ediyoruz.
Kotor Old Town fazla büyük bir yer olmamasına rağmen içerisinde bir sürü katedral, kilise ve manastır yer alıyor. En önemli katedrallerinden biri 1166 yılında yapılmış St. Tryphon Katedrali‘dir. Giriş ücreti 2 Euro.

Old Town’a giriş kapısında Tito’nun şu sözü yer alıyor: “Tude Nećemo Svoje Ne Damo”. “Bizim olmayanı istemeyiz, bizim olanı da başkasına vermeyiz” anlamına gelen bir cümleymiş.

Kotor gezimizden sonra, dağların eteklerinden, denizin kıyısından dolaşarak bir sonraki durağımız olan HERCEG NOVİ’ye varıyoruz. Kotor- Herceg Novi arası yolculuğumuz yaklaşık 1 saat sürdü. Önceden ayırtmış olduğumuz apartımıza (Bokeska Noc) a varıyoruz. Apartımız plaja 110 merdiven uzaklığında ve deniz manzaralı. Merkeze ise 15-20 dk yürüme mesafesinde. Plajlarda şezlonglar ve şemsiyeler ücretli. 10-15 euro vererek 2 adet şezlong ve 1 adet şemsiye kiralamanız mümkün. Güneşin kavurucu sıcağında yatmaktansa bu ücreti vermenizi tavsiye ederiz. Her yer plaj ve plajlar genellikle çakıllı.

Çelebi, Nove kentini uzun uzadıya anlatır ve şunları yazar;

“Hersek sancağı toprağında bir küçük körfez ağzında iki kaledir. Biri aşağıda Nove kalesidir. Biri de yukarı

iç hisar Nove kalesidir. Şehrin havası güzel halkı hoş, dilleri Boşnakça, Sırpça, Latince’dir.” (Evliya Çelebi 1978)

Burada restoran tavsiyesi olarak
Tri Lipe’yi öneririz. Eski şehirde, ağaçların altında oldukça otantik ve güzel bir restoran. Yine eski şehirde bulunan DO-DO adlı dondurmacıdan dondurma yemenizi tavsiye ederiz.

Kotor körfezinde yer alan bir sahil şehri burası. Karadağ’ın Hırvatistan sınırına en yakın büyük sahil kenti. Venedikliler bu şehre Castelnuova “Yeni Kale’’ derler.

Perast: Kotor’a 16 km uzaklıkta bulunan küçük bir sahil kasabası. Burası eskiden Venedik yönetiminde olduğu için mimarisini etkilemiş

olsa gerek. Perast’ı günü birlik gezebilir ve meydanda bulunan saat kulesine giriş ücreti olarak 1 Euro ödeyip çıkabilir ve şehir manzarasını izleyebilirsiniz.

Sıra zamanımızın büyük bir bölümünü geçirdiğimiz sahiller hakkında bilgi vermeye geldi;

Plavi Horizonti: Saklı bir cennet köşesi misali mavi ve yeşilin buluştuğu yer dersek yanılmış olmayız. Denizi çok sığ ve kum bir plaja sahip. Ayrıca diğer plajlara oranla kalabalık değil ve çok temiz.

Jazz Beach: Budva’ya 4-5 km uzaklıkta bulunan Jazz Beach Karadağ’ın en gözde plajlarında bir tanesi. Genelde kalabalık olan bu plaj denizi çok temiz olmasına rağmen taşlık.

Kotor Beach: Kaldığımız apartın hemen altıda bulunan Kotor Beach temiz sahili ve manzarasıyla tavsiye edebileceğimiz bir plaj. Çakıllı bir sahili var.

Bigova: Huzurlu ve çok küçük bir sahil kasabası. Bu şehrin girişinde yanmış ormanları görünce çok üzüldük gerçekten. Şehre girince masal kasabasına girmiş gibi hissettik kendimizi. Çok küçük bir plajı var. İnsanın burada kitap yazası gelir desek yanılmış olmayız sanırım.

Linkedin
Whatsapp
Facebook
Twitter
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER MAKALE YAZILARI

YENİ ROTAMIZ HATAY

Güncel seferlerimize her geçen gün yenilerini ekliyoruz. Yeni rotamız Hatay ! Peki Hatay’ı keşfetmeyi içerisinde bulundurduğu kültürel zenginlikleri, enfes yemeklerini ve tabi ki meşhur künefesi...
DEVAMI

SESSİZ SAKİN KAMP; TAS GÖLÜ

Takip edenler bilecektir, kamp yapmak için genelde kamp alanları değil, daha dokunulmamış, sakin, doğanın içinde yerleri tercih ediyorum. Ağustos ayının ortasında sıcak havanın etkisi ile yanark...
DEVAMI

HİTİT BAŞKENTİ HATTUŞA

Anadolu’nun ilk medeniyetlerinden Hatti ve ve Hititlerin kültürel mirasına ev sahipliği yapan Çorum’da geçtiğimiz yıl başlatılan “Hitit Köyü” projesinde sona gelinmek...
DEVAMI

KRALLIKTAN HARABEYE

Son yıllarda Kars’ı yer yer ölçüsüz bir kalabalığın içine çeken, sosyal medyanın ben gördüm sen hala yoksun ezici gücüyle yeniden keşfedilen bir şehir içre şehir Ani. Tarihi savas...
DEVAMI